MยรтคŦค Koçєг's profile˙·•●› Ðj ¥ємiηℓiηiη αℓα...PhotosBlogListsMore Tools Help

˙·•●› Ðj ¥ємiηℓiηiη αℓαηı˙‹●•·˙

x.xmustafax.x@hotmail.com

=>> Ðj ¥ємiηℓi<<=

 

Hoş Geldiniz

 

:) :) :)

 

SOHBETE BAŞLA

 
Get your own Chat Box! Go Large!
:)
Loading...
Photo 1 of 172

fighter

Loading...

Müzik

 

Tetris

Loading...

MยรтคŦค Koçєг

Occupation
Location
Interests
Maraşlıyız ALLAH'ın adamıyız kelepçe pıçak bizim için oyuncak...

Tıkla Ve Radyo DİNLE

Büyücü

Loading...
October 14

Yazık bunlara

                                                 

                                                             SÜPER KAHRAMANLARIN HAZİN SONU     

Image and video hosting by TinyPic

Red Kit:
Vahşi Batı'nın bu gözü pek kovboyu, Dalton Kardeşlerin

ortancalarından Vilyım'la uygunsuz bir pozisyonda yakalandı.
Sevenleri tarafından linç edilmek istenirken son anda kaçmayı
başaran Red, 1895 yılında atı Düldül'ü Masaçuset Sucuk Pastırma ve
Et Mamulleri Fabrikasına satarak küçük bir kanoyla Amerika'dan Malezya'ya kaçtı.
Bir daha da izine rastlanamadı


Kırmızı Başlıklı Kız:
Anneannesini yiyen kurtla, bu vahim olaydan 5 yıl sonra sade bir törenle evlendi. Dünyaevine nikahtan giren Kırmızı Başlıklı Kızın bu mutlu evlilikten Bobi, Tobi ve Hüsrev adlarında 3 eniği oldu. Eşinin anneannesini yediği için vicdan azabından geberen Kurt, sonunda tiner ve bali batağına düşerek intihar etti.

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Pamuk Prenses:
Kendini öperek uyandıran beyaz atlı prensin azılı bir beyaz kadın simsarı olduğunu öğrendiğinde onun için artık çok geçti. Avrupa'da pek çok pavyon ve randevuevinde çalıştıktan sonra "Smooth on the Water" yani "Koy Koy Suyundan da Koy Koy" adlı bir kitap yazarak Orta Çağ Avrupasının fuhuş alemini anlattı.

Peter Pan:
Havada uçan, karada kaçan bu kahramanımız uçmak ve kaçmakla bir yere varamayacağını anlayarak tövbeye geldi. Mistik Doğu'yu merak ederek yollara düşen genç adam, gezisinin Anadolu durağında çok etkilendiği yurdumuza yerleşme kararı aldı. Erciş Pan Turizmin de kurucuları arasında yer alan Peter Pan, birkaç yıl sonra Hac farizasını yerine getirmek için gittiği kutsal topraklarda, taşlanan şeytandan seken irice bir taşın omurilik soğanını ezmesi sonucu hayatını kaybetti. Kabri, Şattülarap'tadır.

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Pembe Panter:
Şanlı panter ırkının karizmasını aleme papyon ettiği ve atalarının adını lekelediği iddiasıyla Kara Panterler Örgütü tarafından sokak ortasında hunharca parçalanarak öldürüldü. Sağlığında pembe rengi yüzünden, "şööle bööleymiş, yumurtaymış, cillopmuş, karpuzmuş, hötöröfmüş" gibi iddialarla karşı karşıya kalan Pembe Panter aynı zamanda Mazlum-Der Kuzey Amerika Şubesi üyesiydi.

Heidi:
Çizgi filmde Dedesi rolünde oynayan ak sakallı, nur yüzlü, tevekkül adamı kisvesine bürünmüş ihtiyar oyuncu Hans Manfred Singer tarafından mesajlı tacize uğradığı iddiasıyla film şirketiyle olan anlaşmasını feshetti. İhtiyar Oyuncu her ne kadar, "O mesajları, kendisini torun rolüne motive etmek için ben gönderdim. Bunu Peter'e de yaptım, Klara'ya da, öbür kızlara da" dediyse de kimseyi inandıramadı. Genç ve çıtır formatındaki Heidi, 1975 yılında Almanya'da yaşayan Becayiş İstempele adlı Pülümürlü bir gurbetçimizle evlenerek Türkiye'ye yerleşti. "Ömercik Aslan Parçası",
"Kezban Paris'te" ve "3 Süpermenler İsmail Dürüt'e Karşı" gibi filmlerde yardımcı kadın oyuncu rollerine çıktığında ise o eski şöhretinden eser kalmamıştı. Heidi, 1983 yılında Şile'deki evinde, 5 numara örgü şişini şah damarına sokarak intihar etmiş olarak bulundu.


Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Keloğlan:
Can Kızla evlendikten 3 yıl sonra şiddetli geçimsizlikten ayrıldılar. "Benzini Şelden, Akılı Kelden" düsturunun yaratıcısı olan Keloğlan, kahramanlık dünyasından ayrıldıktan sonra bozacılık, şıracılık, tellaklık" gibi işlere girip çıktı. Bir dönem Yeniçeri Ocağına kaydını yaptıran kahramanımız, Fındıkkurdu 1 adlı askeri tatbikatta kafasına mancınık taşı çarpmasıyla eğitim zaiyatı oldu.

Cin Ali:
Asıl adı Fehim Bilgeyts'tir. Çizgi diziden ayrılmasının ardından, "Bunca Yıl Nasıl Çiroz Kaldım" adlı bir diyet kitabı yazdı. Bu eseri, dönemin Hükümeti tarafından toplatılan Fehim Bilgeyts, İstanbul DGM'de yargılanarak cezaevine konuldu. Cin Ali dizisinde oynadığı yıllarda, rol arkadaşı olan Karagözlü Kuzu'yu mangal yaparak eşini dostunu rakı alemine çağırdığı ve dostunun derisini Türk Hava Kurumu'na vermediği iddiaları yüzünden zor durumda kaldı. Bir dönem Beşiktaş'ta futbol da oynayan Bilgeyts, daha sonra Deli Yürek, Deli Dumrul, Baba Evi ve Ali Veli Kırtdokuz Elli gibi önemli Tv dizilerinin senaryosunu kaleme aldı.


Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Kızılmaske:
Ormanda 10 kaplan gücünde olduğunu ispat etmek için Şov Tv'yi arayıncaya kadar harbiden de ormanın en kuul, en gizemli, en delikanlı şahsiyetlerinden biriydi. Yıllarca rantını yediği "10 kaplan gücündeyim bilaaader" tribinin sonu artık gelmişti. Baseniyle beşe on dilme üzerinden 20'lik çivi söktüğünü iddia eden Malatyalı Berber Cebrail Künefe ile karıştırılarak canlı yayında kendisinden çivileri sökmesi istendi. Bu arada Kızılmaske zannedilerek arenaya sürülen Cebrail de kaplanlar tarafından lime lime parçalanmaktaydı. Bu olaydan sonra bir daha insan içine çıkamayan Kızılmaske, ormanın en denyo *** olarak hayvanat ve nebatatın hafızalarına kazındı. Budur bir efsanenin çöküşü...

Süpermen :
Dünyayı kurtardı kurtardı ama kendini kurtaramadı . yere iniş sırasında duramayınca Karabük demir-çelik fabrikasının bacasına oturdu ...

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Kedikadın:
Bir mart günü damda dolaşırken 3 erkek kedinin saldırısına uğradı. Kötü yola düştü. Daha sonra kendisini bu hayattan kurtaran
bir van kedisiyle evlendi. Şimdi hayatına ev kedisi olarak devam ediyor.

Temel reis:
O süper kahraman değildi, olamadı da zaten.. Yaş kemale erince ıspanakların arasında haşhaş yetiştirip sattığı ortaya çıktı.. O çizgi filmlerdeki ultra mega şeyleri ıspanak yediği için değil, haşhaştan kafayı bulduğu için hayal olarak gördüğü anlaşıldı.. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bir odada bakıma alındı. Saksıda çiçek yetiştiricem diye kenevir tohumu ekince elini kolunu yatağa bağladılar.. Şimdi ne halde kim bilir..

Image and video hosting by TinyPic

September 30

нαуαт вυуѕα üѕтü кαℓѕıη...

 

                           
                                                                                                                      
                                          
                                                           

                                                     

 Kalbe Düşen Damlalar
 Ah bitmeyen sabahın sıcak yarası!
Seni okyanuslar ötesine
Ne kadar da atmak isterdim
Bir seninle tatmadan bu kahreden ayrılığı
Yokluğun halen kanlı bir mızrap gibi dururken
İçimde bir yerlerde
Sen hasretleri taşıma acısına sürükleyip durdun beni
Alışmak ne mümkün yokluğuna yokluklara
Ve dayanmak kanlı mızraklara

Gök kubbeye hıçkırıklarımı yolluyorum her akşamın
Sabaha duran karanlıklarında
Yetim sevdalar ağlar oldu sen gideli
Ozanlar tele dokunmayı unuttu
Mızrap ilk defa üşeniyordu bamteline dokunmaya
Kalemler yazma grevine çoktan çıkmışlar
İlham kapıları çoktan kapandı yüzüme
Gözyaşlarının o masum ilikliği yalamaz oldu yanakları
Gönlümün göğsüne taktiğin yıldızlar çok sönük yokluğunda
Göz kırpmıyorlar artık bana.
Ve inan bir ah koparsam yüreğimin derinliklerinden
Fırlatsam onu göklere hepsini söndürecek.
Yolunu kaybetmiş bir kayık misali
Yokluğunun gurbet denizlerini.
Bilemezsin sana ne kadar bu muhtaç
Kararan bu bahtıma
Bembeyaz bir fırça çekmeyecek misin
Sen ey efsunlu rüyalarımın utanmaz güzeli
Rüyalarıma gelmiyorsan kokunu gönder,
Hasretini yolla rüzgarlarla
Gözyaşlarını gönder bulutlarlara
Hıçkırıklarını ulaştır yağmurlarla
Ulaştır ki ızdırabıma es ağlasın bu çorak gözler
Canlansın bu çorak yüzler
Ya da bir hasret türküsü uçur ta uzaklardan bu fani garibe
Su batan güneşe yemin olsun ki işiteceğim
Yeter ki bana bunu çok görme ceylan gözlü yar
Kimsenin bulamadığı bu gurbet çölünde dolaşıp duruyorum
Gönlüme bu koru atıp gittiğinden beri
Yitirilmiş cennet yolundayım
Sana geliyorum ama sensiz bir dünya

 

   
         Eger benle tanışmak yada  size yardım etmemi isterseniz 
                                  x.xmustafax.x@hotmail.com
                                           eklemeniz yeter
 
                                  

 REİS
Zalim birine ömrümü verdim
Bana bir gününü vermedi reis
Talihim ters döndü bitmedi derdim
Bu kara sevdaya aklım ermedi reis


Deli deli esen rüzgâr gibiyim
Meçhule uzanan yollar gibiyim
Dört mevsim’de açan çınar gibiyim
Şimdi gazel döktüğümü görmedi reis
  

Dönüş umudu var gönlümde belki
Hasret benim özlem neki!...
Selamsız sabahsız öyle gitti ki
Hayallerime bile girmez oldu reis
  


Zaman’sız kırıldı sevda kanadım
Kırıldı feleğe olan inadım
İnan ki artık kalmadı dermanım
Sevmekten yoruldum ben reis…. 
   

              kleine2520duifjes.gif    

         

                                               Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket YAGMUR

 

Yagmuru sevdiğini söylüyorsun
ama ya
ğmur yağınca ş
emsiyeni açıyorsun

Güne
şi sevdiğ
ini söylüyorsun
ama güne
ş
açınca gölgeye kaçıyorsun

Rüzgarı sevdigini söylüyorsun
Rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun

İşte bundan korkuyorum


Çünkü beni de sevdigini söylüyorsun ......

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket 

  

 


 

 

   Ninja!

  

         EĞLENCE KÖŞESİ       

 
 

     

Image Hosted by ImageShack.us *  Image Hosted by ImageShack.us 

 
   
 
 
 

                      
 

 

  

Ziyaretçi Sayım

 

Free Hit Counters

 

Maksat Şiir Olsun
 Sana bu şiiri laf olsun diye yazıyorum

Gözünde sinek ikilisi kadar değeri olmayan bir iskambil kağıdıyım.
Hayat kumarında tebessüme mağlup hayallerim

Yağmurun suyuna bandığım yavan aşkım
sevmeyince yine yolunu unuttu kör yüreğim
yorgun ve şaşkın.

Umut ıstakasına konmuş sahte okey ile hayalin arasında bir bağ kurdum
Ve Anladım ki, yalnızlıkmış benim yurdum...

Sevdiğim,
ama hala açık sokak kapısı
ve posta kutusunda yüreğim...

Rakının içindeki alkol değeri miydi ilk dublede sarhoş eden
yoksa aşkın içindeki özlem mi?
Kim bilir,belki de birazcık gizem.
Söylesene,neydi karşına çıktığımda dizlerimin bağını çözen?

Benim alnımın secdeye değdiği bir an vardı
Ve hiç görmeden taptığım Allah ım.
İşte öyle sevdim desem inanır mısın?
İnanır mısın gözlerinin içinde gördüğüm Cennete? ...

Hiç isyan etmedim çocukluğumda,
Annemin sürdüğü kuru ekmeğimin üzerindeki salçaya
Neden demedim babamın attığı tokata
Gülümseyebilmekti tek derdim
Şimdi gülüyorum halime...

Ben seni maksat şiir olsun diye sevdim.

 
Yüreğimde peygamber mührü
sabrettim öfkene,belki bir gün diner diye...
Olmadı
Geride,kalp ameliyatında aşkı alınmış
asık suratlı,sevgisiz biri kaldı.
Her aşkın bir kurşunu varmış
beklemem artık,
Şakağıma bir namlu,bir intihar dayandı...






                  



 

                                                          

 

 

            Solmuş gülYORUM YAZMADAN GİTMEYELİM EMEGE SAYGISolmuş gül                

                                      Image Hosted by ImageShack.us        Image Hosted by ImageShack.us        

LÜTFEN YORUMLARIMIZI YAZIYLA İFADE EDELİM SOHBET KANALI VE AŞIRI BÜYÜK RESİM EKLEMEYELİM

                               TASARIM: MUSTAFA KOÇER (x.xmustafax.x@hotmail.com)

                            Bu spacesime yazdıgınız güzel yorumları sitemede yazın lütfen

                                             http://sevdirmediler.blogcu.com

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Ramazan ayı öyle bir aydırki;
Başı rahmet,ortası mağfiret,
Sonu cehennem'den azadir.
Oruç; Sadece aç kalmak değil,
Allah'ın rahmet;bereket,
Mağfiretine kavuşmaktır.
Oruç muminin nuru.
Allaha yakınlaşmanın anahtarıdır.
Yüce Allah tüm ümmed-i Muhammed'e
Ramazan ayının bütün faziletlerinden
Faydalanmayı,
Günahlaımızın affedildiği bir ay olmasını
Nasip etsin.
 
RAMAZAN AYINIZ MÜBAREK OLSUN
Sept. 1
 
Get your own Chat Box! Go Large!
Aug. 30
Safa Başnurwrote:
Photobucket
 
Sevgili arkadaşım,
Şu sıcak günlerde, serin bir haftasonu geçirmeni dilerim.
Ayrıca çok güzel blogların var. Emeklerin için teşekkür ederim.
Sevgiyle kal.
June 28
  
[Upload your own video]
May 6
 
    
May 6
yasinwrote:
SPAN style="DISPLAY: none">  
Get your own Chat Box! Go Large!
  
Apr. 7
şükürwrote:
emege saygı yola dvmmmm
 
Mar. 10
 
Mar. 5
Safa Başnurwrote:

Atamıza saygı

Lütfen, buraya tıklayın > ve         okurken dinleyin.

          Alanıma, (alpay-1clk) arkadaşımız yorumda bulunmuş. Yazılan yorum içerigi çok hoşuma gitti ve siz değerli konuklarımla paylaşmak için yayımlıyorum. Umarım beğenirsiniz. (Okuma özürlüler...! Lütfen biraz gayretle okuyunuz)

           Geçen hafta, Güneydoğu’dan üst üste gelen şehit cenazeleri nedeniyle çok önemli bir haberi görmezden gelmek zorunda kaldık...
Haber özetle şöyleydi:
      “Japonya’nın Niigata kentinde meydana gelen depremde Atatürk heykeli yan yattı. Deprem ve kurtarma çalışmalarının paniğiyle heykel yatık vaziyette unutuldu. Japon gazetecileri bu yüzden Japon hükümetinin tutumunu eleştirirken, Japon gazetelerinde yer alan fotoğraflı ‘Atatürk heykeli unutuldu’ haberlerinde halkın da ‘Bu, Atatürk’e saygısızlık’ tepkisine yer verildi.
      Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği de olaya ilişkin bir açıklama yaptı:
     ‘Niiagata Chuetsu depreminde, Atatürk heykeliyle kaidesini bağlayan civatalar hasar gördü. Heykelin o halde bırakılması durumunda düşüp kırılabileceği endişesiyle kaidesinden kaldırılarak yan yatırıldı. Atatürk Japonya’da çok sevilen, saygı duyulan bir liderdir ve kendisine ‘en ufak’ hakaret söz konusu olamaz.”
***
     Olur ya; deprem hali bu...
     Ama Japon basını bunu bile mesele yapıp, hükümetinden hesap soruyor!...
     Şimdi bizden bazı örnekler vereyim:
     22 Şubat 2005: Elindeki baltayla Kadıköy İskele Meydanı’ndaki Atatürk heykelinin sol bacağını kırmaya çalışan bir kişi yakalandı.

     7 Ağustos 2005: İstanbul Aksaray’da bulunan ve Ulu Önder Atatürk’ün talimatıyla 1930 yılında yapılan  Katip Çelebi İlköğretim  Okulu’nun bahçesindeki Atatürk büstü PKK’lı bölücülerin hedefi oldu! Tam 5 yıldır hava karardıktan sonra gelen saldırganlar Atatürk büstüne, “Sen kurdun biz yıkacağız” yazıp, kaçıyor.30 Eylül 2005: Kayseri’deki 4 ilköğretim okulundaki Türk bayrakları ile Atatürk büstlerine saldırıldı. Üzerleri boyanan büstlere terör örgütü lehine sloganlar yazıldı.16 Mayıs 2006: Üç kişi, Aksaray’daki Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun bahçesindeki Atatürk büstüne yemek artıkları döktükleri için gözaltına alındı.14 Eylül 2006: Edirne’nin Havsa ilçesindeki Şehit Öğretmen Mehmet Birol Lisesi’ndeki Atatürk büstüne boya kimliği belirsiz kişiler tarafından boyayla sakal bıyık yapıldı.8 Nisan 2007: İzmir’deki Kaynak Parkı’n bulunan Atatürk heykeli, balyozlu saldırıya uğradı.16 Eylül 2007: Adana’daki Emine Sapmaz İlköğretim Okulu’ndaki Atatürk Büstü boyalı ve küfürlü saldırıya uğradı.
***
Sanırım bu kadar örnek yeter...
Ama siz daha fazlasını merak ediyorsanız, “google”a girip, “Atatürk büstüne saldırı” yazın... Sadece interneti yaygın olarak kullanmaya başladığımız son 12 yılda tam 1.030 değişik saldırı örneği olduğunu göreceksiniz...
Şimdi sormak gerekiyor: Atatürk, bir depremde, heykeli yan yattı diye birbirine giren Japonya’nın mı önderi; yoksa cumhuriyetin kuruluşundan bu yana heykellerinin kırıldığı, büstlerinin tahrip edildiği Türkiye’nin mi? Japon dostlarımız üzülmesinler:
Onlar Mustafa Kemal Atatürk’ün değerini bizden çok daha iyi biliyorlar...

                                             alpay-1clk  Arkadaşımıza teşekkürler.  

Feb. 24

                           İlk Bilgi

 

Bir şeyin beyaz olduğunu nasıl anlarız? Limonun ekşi tadını nasıl hissederiz? Gülün güzel kokusunu neye göre tanımlarsınız?
Bu tarz dış dünya ile ilgili tüm tanımlamalarımızı sağlayan duyu organlarımızdır. Örneğin bulutların beyaz olduğunu gözlerimiz vasıtasıyla görürü ve tanırız. Ya da karın soğuk olduğunu ona dokunarak hissederiz. Fakat bizim algılarımız sadece duyu organlarında bitmez. Aslına duyu organları bizim dış dünyayı tanımlamamız için gerekli fakat yeterli değildir. Bunu bir örnekle inceleyerek anlamaya çalışalım.

Bir buluta baktığımızda onun beyaz olduğunu görürüz. Bu görme işleminin ilk başladığı yer bizim gözlerimizdir. Görme işlemi gözde başlar ama burada bitmez. Bulutlan bize ulaşan ışık fotonları bulutun rengi ile ilgili bilgiyi bize taşıyan birer bilgi paketçiği gibidir. Gözdeki değişik tabakalardan geçen bu ışık fotonları bazı fiziksel işlemlere maruz kaldıktan sonra en son gözün arka kısmında bulunan retina tabakasına gelir. Bu tabakada özellikle ışığa karşı duyarlı olan hücreler vardır. Bu hücreler gelen ışık fotonun niteliğine göre tepki gösterir ve biyokimyasal bir işlem başlar. Işık fotonlarının etkisiyle hücreler bir elektrik impulsu üretirler. Bu noktadan sonra artık ışık fotonunun ve gözün işi bitmiştir. Bundan sonra görmenin oluşabilmesi için başka işlemlerden geçilmesi gerekir. Bu yönüyle bakıldığında göz sadece bir dönüştürücü konumundadır. Göz kendisine gelen fotonları özelliğine göre değişik şekillerde ışık fotonlarına dönüştürür. Örneğin farklı renkler veya farklı parlaklıklara göre farklı uyarılar oluşur. Oysa görmenin gerçekleşmesi için daha birçok işlemin yapılması gerekir. Sinirler vasıtasıyla beyne iletilen bu elektrik impulsu beynin görme merkezine gelir ve burada işlemden geçirilerek yorumlanır sonuçta bizler bulutun beyaz olduğunu görürüz.

Çok yoğun ve karmaşık bir işlem olan görmenin mekanizmasını kabaca böyle özetleyebiliriz. Burada dikkat çekmek istediğimiz önemli bir nokta vardır: “Beynin görme merkezine gelen bu elektrik uyarısının beyaz olduğunun beyin tarafından yorumlanması.” Nasıl olurda beyin kendisine gelen uyarının beyaz renk olduğunu anlar. Çünkü beynin görmem merkezine ulaşan ışık değil sadece bir elektrik uyarısıdır. Beyin bu uyarının karşılığının beyaz olduğunu ve öyle yorumlanması gerektiğini bilir. Çünkü beyin bu şekilde yorumlayacak şekilde programlanmıştır. Beyaz ışığı tanımlayan elektrik uyarısının karşılığı olan bilgi beyinde zaten vardır. Ve bu uyarı geldiğinde beyaz renk görüntüsü insan beyninde oluşur.

Bunu en basit şekliyle bilgisayara benzetebiliriz. Bilgisayarda tuşlara basarak yazılar yazabiliriz. Örneğin “a” harfine bastığımızda ekranda “a” harfinin yazısını görürüz. Oysa tuşa bastığımızda klavyeden bilgisayara giden sadece bir elektrik uyarısıdır. Bilgisayar bu elektrik uyarısını yorumlar ve bunun “a” olduğunu anlayarak ekranda bu harfi gösterir. Bilgisayar bu işlemi yaparken kendisine ulaşan bu uyarıları yorumlayacak bir programa ihtiyacı vardır. Yazı yazma programı olmasa ve biz klavyedeki tuşlara basarak bu hiçbir şey yazamayız. Bu durumda bastığımız tuşlar bilgisayar için hiçbir anlam ifade etmez. Bilgisayar kendisine ulaşan bu elektrik sinyallerini yorumlayamaz.

İşte bu bilgisayar örneğindeki gibi beynimizin de kendine ait bir yazılımı vardır. Beyne gelen elektrik uyarısı bu yazılım sayesinde yorumlanıp algılanır. Yani bizim beyaz rengi görebilmemiz için bu rengin bilgisini taşıyan elektrik uyarısının karşılığı olan bilgi ve bu bilginin nasıl yorumlanacağı beyinde bulunur ve buna göre yorumlanır.

Nasıl bilgisayarın içindeki bilgiler kendi kendine durduğu yerde tesadüfen oluşamazsa insanın sahip kavramlara ait bu bilgilerde doğuşundan itibaren vardır. Örneğin bir bebek ilk defa tatsa bile limonun ekşi olduğunu bilir. Limonu tattığında buna tepki verir. Ya da etrafındaki nesneleri görüp onlara tepki gösterir. İnsanda doğumundan itibaren insan beyninde bulunan bu ilk bilginin bir yaratıcısı vardır.

Bu bilginin sahibi ve yaratıcısı her şeyi bilen üstün güç sahibi olan Allah’tır. Doğuştan sahip olduğumuz bu donanım Hz Adem’in ilk yaratılmasından beri insanlarda vardır. İnsan bu ilk bilginin öğretilmesiyle ilgili Kuran’da Adem kıssasında şöyle söz edilmektedir.

Hani Rabbin, Meleklere: “Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti. Onlar da: “Biz seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler. (Allah:) “Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim” dedi.

Ve Adem’e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: “Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin” dedi.
Dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.”

(Allah:) “Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver” dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: “Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da ben bilirim.” ( Bakara Suresi, 30-33)

Bu ayetlerde görüldüğü gibi Hz. Adem’e ilk isimleri yani kavramların bilgisini öğreten Allah olmuştur. Rabbimizin bize bu kavramları öğretmesi sayesinde etrafımızdaki dünyayı algılar, kavrar ve tanırız. Eğer bizim beynimizde bu bilgi bulunmasaydı, çevremizdeki nesneleri görmemiz ve tanımamız imkansız olurdu.

Bu yönüyle düşünüldüğünde algıladığımız her şey yüce Rabbimizin ilmiyledir. Övülmeye ve yüceltilmeye layık olan da yalnızca O’dur. Gerçek ilim sahibi olan da O’dur. Bütün bilgimiz sahibinin yüce Allah olduğu gerçeği Bakara suresinde bizlere şöyle buyurulmaktadır:

Dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.” (Bakara Sursi, 32)

Feb. 11
gul gullwrote:
78564r0i4d4c8xl.gif picture by _gull_
 
 
yuzunden gulumseme... kalbinden alah sevgisi... eksik olmasin .. hayirli cumalar....
 
Feb. 8



Yaz direniyor sonbahara…Gece yildizlarin sozcusu bir tek seni anlatiyor.Yanima bakiyorum yoksun nefesim daraliyor bogazimdan baslayip tum vucuduma yayilan bir agirlik yerimden kipirdayamaz hale getiriyor beni .Kapiyorum gozlerimi yoksan gormesinler hicbir şeyi ansizin cikip gelse diyorum.Bir dokunusuna bir kenti feda edecegimi bilse ve gelse…
GELMEZMISIN?


Uzaktasin ama degilsin aslinda.Yureginden kalkan kelebeklerin saclarina kondugu o an bizi zaman ve uzakligin asla ayri koyamayacagini anlamistik ikimizde.Iki beden iki farkli yerde olsa bile ruhlarin bulusmasini ne engeller?Ozgur birak ruhunu gecenin karanligini delen beyaz bulutlara binip gelsin ve bulussun benimle.Birak,ruhlarimiz sevissin bu gecede…
ISTEMEZ MISIN?


Sen aslında "ben"sin.Şimdi ne dusunuyorsam aynini düşünüyorsun biliyorum.Sabah uyandığımda yanimda olmayışının acısını daha geceden hissediyorum ,uykularim kaciyor.Uyku beni de seni de çoktan terk etti zaten ve sen de ayni aciyi benimle ayni anda duyuyorsun.Gözlerindeki hüznü,gözlerinde sevinci,gözlerinde en yaramaz çocuğu gördügüm anlar geliyor aklima.Sende bak gozlerime onlarda yillara meydan okuyan solmamis ve asla solmayacak bir ask var.senin askin...
GÖRMEZ MiSiN?


Sesleri ayird edemiyorum bu gece ,ne garip… Aklima sadece senin söylediğin şarkilar var,ondan belki de.Seni dinliyorum "Kimseye etmem şikayet" diyorsun.Bir sarkida seninle soylemek istiyorum seninle sesimizin duyulmadigi yer kalmasin istiyorum.Avazimiz ciktigi kadar bagira bagira soyleyelim.Sarkimiz butun aşklara mars olsun.…
SÖYLEMEZ MiSiN?


Yine bir sabaha karsi sen uyumak isteyipte uyuyamadigin uykulara hasretken calacagim kapini.Sarilarak karsilayacaksin beni teninin kokusunu cekecegim icime basim bonecek.Tam ışıklar sönecek saatlerce el ele tutuşup tek kelime etmeden bakışağız. Bakışmaktan yorulup konusacagiz siirler okuyacagim sana.Yok edeceğim korkularını yanılanmamış soru kalmayacak.Bu yil nasil seviyorsam seni öyle sevecegim bundan sonrada ya sen beni…
SEVMEZ MiSiN?

Uzun bir süreden sonra tekrar ziayret edeyim dedim alanınızı
gerçekten güzel emeğinize ve yüreğinize sağlık .Hayırlı akşamlar ......
Feb. 7
çok orjinal bi alan olmuş tebrik ederim çok emek harcamışsın..BAŞARILAR
Feb. 1
Safa Başnurwrote:
Güzelr alan oluşturmuşsunuz.Tebrik ederim.
Rahatsızlığım nedeniyle ancak ziyaret edebildim.
Arkadaş listeme ekliyeceğim.
Alan içeriği hakkındaki yorumlarımı daha snra yaparım.
Sevgiyle kalın
Jan. 22
tek kelimeyle süper olmuş tebriklerr Göz kırpma
Dec. 30
özgewrote:
saol alana yaptığın yorum için ama benim space sadece space özelliklerinden öle süper olcak bişi yok yani:)seninkinin yanında sıfır diyrebilirim ...helal olsun gerçekten emeğe saygı... kib...
Dec. 28
... esselamu aleykum guzel    slm ve dua ile rabbim her  daim yar ve yardimcimiz olsun ins
Dec. 26
nurcanwrote:
BU SAYFANIN ART ALANI NASIL SİYAH İSE
SENİN DE TÜM SİYAHLIKLAR ARDINDA KALSIN,
AKTARDIKLARIN NASIL IŞIK SAÇIYOR İSE
SENDE IŞIKSIZ KALMA!
YÜREĞİN EN İÇTEN DUYGULARIN
YAĞMURLARINDA ISLANSIN ..
 
                                                                                                                                        Emeğine Sağlık, Nurcan KARADENİZ
 
Dec. 26
Veysel KESERwrote:
MERHABA GERÇEKTEN ÖZEMLE, İTİNAYLA BÜYÜK EMEK KARŞISINDA ÇOK ANLAMLI VE İÇERİSİNDE GEZMEYE DEĞER SİTE HAZIRLAMIŞIN TEŞEKKÜRLER. BİZEDE GELİN LÜTFEN
Nov. 15
hüzünbaz .wrote:
     bugün cumhuriyetimizin 84. kuruluş yıldönümü... şanla, şerefle kurulmuş bir cumhuriyetin çocukları olarak tüm türk milletine sağlıklı, barış içinde, huzurlu ve ONURLU nice bayramlar dilerim....
Oct. 29
karamelekwrote:

İnsan isterse”,

 

 

Büyük hayalleri, küçük hayatları vardı.
Hayallerinin verdiği umutla yola çıktılar.
Başlangıçta tek sermayeleri cesaretleriydi.
Paraları yoktu. Çevreleri yoktu. Zorluk çoktu.
Çevredekiler “senden birşey olmaz” derken,
Küçük imkanlarla, büyük engelleri aştılar.
Çoğu kez yenile yenile yenmeyi öğrendiler.
Omuzları yerçekimine yenik düşse de bazen,
Yılgın, yorgun, yalnız olsalar da bazen,
Yenilmediler. Pes etmediler. Başardılar.
“İnsan isterse”, ama gerçekten isterse,
hayata en çok istediğini yapar dedirttiler!

İnsan isterse cenneti cehenneme,
cehennemi de cennete çevirebilir.

 

Mümin Sekman

 

Geciyordum birseyler birakayim dedim

Emegine saglik......

Oct. 26
sinemwrote:
ALanıma ziyaretiniz için tşederim.güzel ßir spaces emek harcamışsınız ßeLLi tbrkl ßaşarıLAr.ßir yaßanci!
Oct. 23
hüzünbaz .wrote:
ÇOK AZ DURUMDA BÖYLE SESSİZ KALMIŞIMDIR! BENİ TANIYANLAR BİLİR; "BENİ SUSTURMAK, KONUŞTURMAKTAN ZORDUR!!!"
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE SUSMAK İSTİYOR, KONUŞMAK İSTEMİYOR İNSAN! YAZMAK BOŞUNA! İÇİMDEKİ ÖFKEYİ DİLLENDİRMEYE,
SİNİRİMİ YATIŞTIRMAYA KELİMELERİN KİFAYET EDECEĞİNİ SANMIYORUM!!!
 
TEK SÖYLEYECEĞİM;
"BU ÜLKENİN ADI TÜRKİYE, BU ÜLKENİN RESMİ DİLİ TÜRKÇE, BU ÜLKENİN RESMİ TEK BİR MARŞI VARDIR O DA İSTİKLAL MARŞIDIR!
BU ÜLKENİN SINIRLARI ATALARIMIZIN KUTSAL KANLARIYLA BİR KEZ ÇİZİLDİ!
NE KUTSAL KANLARLA ÇİZİLEN SINIRLARIMIZ İÇERİSİNDEN BİR ZERRE TOPRAK VERİLECEK, NE ANA DİLİ DEĞİŞECEK
NE DE HAYALDEN DE ÖTE OLAN BİR BAŞKA DEVLET KURULARAK BAŞKA BİR DİL KONUŞULMAYACAK, BAŞKA BİR MARŞ ÇALINMAYACAK!!!
 
TÜM ARKADAŞLARIMI ALANLARIMIZDA BİR HAFTA SÜREYLE İSTİKLAL MARŞI ÇALMAYA DAVET EDİYORUM...
İŞTE URL UZANTILARI
 
Oct. 22
Aşk 29 Harfwrote:
¤ۣۜ..¤ füüüüüüüüffffffffttttttt bune yaffff harika oLmuş (:*¤ۣۜ..¤
Oct. 21
özηυяwrote:
Ziyaretiniz ve yorumunuz için tşkler.Sayfanız güzel olmuş tbrkler
Oct. 21

Gül ki sevginin tacıdır